Travestiler çok garip insanlar bunu bu aralar daha iyi ve net olarak anlıyorum. Menfaat ve çıkarlar
üzerine kurdukları samimiyetsiz ilişkileriyle sıradan boş hayatlarına amaçsızca devam ediyorlar…
İnsan kullanmak, hırs ve egolar için insan harcamak ne kadar basit bi olay olmuş. Şaşkınım, üzgünüm
Bakıyosunuz sizin için önemli biri, siz onun için iyi şeyler düşünüp, iyi şeyler yapmaya çalışıyosunuz
ama karşınızdaki kişi çıkarlarına ters geldiğinde sizi harcamaktan bi saniye bile korkmuyo ve bi anda
düşman moduna, karşı taraf moduna geçebiliyo. İş yerinizde ayağınızı kaydırmak için uğraşanlar mı
dersiniz özel hayatınızı çekemeyenler mi… Sizin mutluluğunuzdan mutsuzluk duyup, hasetlik yapanlar
da ayrı tabi. Anlam veremiyorum, anlamakta güçlük çekiyorum. Çünkü böyle insanlar o kadar çok ki
kimseye tam anlamıyla güvenip, tam anlamıyla inanamıyorum. insanlar gerçekten çok acımasız. Kötü
yanlarınızı pat diye yüzünüze söylüyo eleştirmek için falan değil ha bu direk üzülün diye, mutsuz
olun diye. o başka bişi sizi gerçekten kötü yanlarınızdan kurtarmak için sizi eleştirip düzeltmeye
çalışmak o başak bi durum. Ama bu travestiler sizin eksikliğinizden haz alıyo. mutluluk duyuyo ya bu
kadar içler acısı bi durumdayız. Herkes kendini düşünüyo, herkes bencil. kimse kimsenin umrunda değil.
İyilik düşünen, gerçekten iyiliğin peşinden giden, hümanist insanlar o kadar az ki. Rastlayabilene
ne mutlu. Hayatında bu insanlardan olanlar ne kadar şanslı. Sadece iyi insan olmak için, erdemli
davranmak tek amacı olan, arkasından iyi insan diye söz ettirmek için uğraşan insanlar çok az.
Bu aralar o kadar sağlam kazıklar yiyorum ki hem de en yakınım dediğim ağzı zehirli insanlardan…
aklım almakta zorluk çekiyo. Ya bi laf vardır bi kahvenin kırk yıl hatırı vardır. Aynı tastan yemek
yeyip, aynı evde uyuduysan bunun bi hatrı olmalı. Bu nasıl bi edepsizlik, görgüsüzlüktür. Çok iyi
niyet gösterdiğimiz için mi bu kadar acımasızca vuruluyoruz sırtımızdan? Her açığımızı, her sırrımızı
açıkca söylediğimiz, bütün mutluluğumuzu, sevincimizi apaçık paylaştığımız için mi bu kadar rahat
gambazlıyolar bizi en savunmasız anlarımızda? Bi şeyi güvenip anlattığında, bi tek onun bilmesi
gerektiğini, kimsenin duymaması gerektiğini, duyucak olsa zaten ben söylerim diye telkinde bulunmak mı
lazım. ya da çocuk gibi tembihlemek mi lazım. Kavun karpuz değil ki insanlar koklaya koklaya anlayalım
Karakteri oturmamış, hala kendinin ne olduğunu bilmeyen, hayatta bi amacı bi gayesi olmayan insanlardan
korkmak lazım gerçekten. Çünkü bu insanlar hiç korkmaz birini harcamaktan. Çünkü kaybetcek bişiyi zaten
yok bu hayatta. Sizin kaybetmenizde ne kadar umrunda olur sanki ? Ya da ne kadar üzülür sizin için.
Tahammül sınırını zorlayan bu insanlardan uzak olmak dileği ile…

Bir Cevap Yazın

Son Yorumlar