Travestilerin Cinsellikteki Fantazi Dünyasi

Bu konuda uzmanlarca yapılan o kadar farklı görüş ve yorum var ki inanılmaz. Bu konuda yorum yaparken o bölgenin, yörenin veya milletin sosyal yaşantısı, geçmişi, dini ve kültürel öğelerini hesaba katmak gerekir. Bu yüzden başkalarının ne dediği değil bizim ülkemizin gerçekleri bizi ilgilendirir.
Hani derler ya her koyun kendi bacağından asılır. Ben o bunu demiş anlamam, benim bildiğim gerçek şudur: Yerinde, zamanında, koşullara uygun hayal kurmak ve fantezi sekse canlılık getirir, fayda verir, ama sınırını aşarsanız daha sonra bunun bedelini ağır ödersiniz.

Önce bir gerçeği vurgulayalım, sanıldığının aksine kadınlarında cinsel fantezileri vardır, Travestiler bunu bazen görmezden gelebilirler, genelde kadınlar bu konuda da az paylaşımcıdırlar.Genelde de bunları yakın kız arkadaşlarla paylaşır, kocalarına partnerlerine söylemezler, çünkü travesti bu konuda kadınları direk yargılayıcı yaklaşırlar, nereden aklına geldi veya daha evvel bunu yaşadın mı gibi abuk sorularla sistemi çökertir, sonrada cinsel hayatımız çok sönük sen hiçbir şey katmıyorsun diye kadın gene suçlarlar.

Sonuçta hepimiz rüya görürüz bazen hatırlar bazen hatırlamayız, herkeste bazı aralıklarla en masumundan en inanılmazına kadar cinsel içerikli rüya görürüz. Bu rüyalar sırasında hem kadında hem travestiler boşalma – rahatlama olabilir. Erkeklerde gece kendiliğinden gelen bel suyunun (meni) da çoğu zaman gördükleri erotik düşlerin sonucu olduğu bilinmektedir. Kadınlar da, orgazmla sonuçlanan bu tür düşler görebilirler.

İnsanların birçoğu mastürbasyon yaptıkları zamanlar, ya da cinsel birleşme esnasında hayal güçlerini kullanarak, kafalarında bir takım fantezi sahneler canlandırırlar. Seçilen bu hayali sahneler, cinsel coşkuyu artıracak niteliktedirler.

Bu hayaller bazen çok net ve belirgin bazen de silik olarak yaşanabilir, hayaldeki ortam ve kişi-kişiler gerçek yer ve kimlikler olabileceği gibi tamamen gerçek dışında olabilir.
Ünlü Cinsel Bilimci Kinsey’e göre, kadınlar daha çok, önceden geçirdikleri denemeleri düşünme, eski anılarını canlandırma eğilimindedirler. Erkekler ise, ömürlerinde yapmadıkları ve de düşleri dışında yapamayacakları şeyleri hayal, ederler.

Fanteziler gereklimi?

Cinsel arzusu olan her insan genellikle cinsel fantezilere gerek duymaktadır, çünkü cinsel fanteziler heyecanı arttırır, odaklanmayı sağlar ve orgazmı daha kolaylaştırır.
Fanteziler cinsel isteğin uyarılmasında oldukça yardımcı olmaktadırlar. İlişkiye girmeden evvel çoğu insan kendisini beyin olarak hazırlama ihtiyacını duyar. Bunu da gireceğimiz cinsel ilişkiye beynimizde canlandırarak yaparız. Partnerinizin yakınlığını, sıcaklığını, size dokunuşlarını hayal etmekle başlayabilirsiniz. Partnerinizin yüzünü, gözlerini, dudaklarını kafanızda imajlar halinde görmeye çalışabilirsiniz. Sadece sizin hoşunuza gidecek fiziksel imajları yaratmanız çok önemlidir.
Çoğu insan, özellikle yaşları ilerledikçe veya ilişkileri olgunlaştıkça, cinsel isteklerinin o kadar çabuk uyarılamadığını görürler. Bu dönemlerde fantezilerin yardımı olabilmektedir.

Sınırlar, nereye kadarı normal, nereden sonrası tehlikeli?

Cinsel Fanteziler sağlıklı bir cinsel yaşamın göstergesidir ama sınırı aşarsanız cinsel bir sapkınlığın işareti de olabiliyor!
Fantezinizdeki sahnelerdeki kişi ve olaylar eğer sonradan düşününce bile size sıkıntı yaratacaksa uzak durmak gerekiyor.

Akraba aşkı, kardeş, ana-baba, evlat gibi çok yakın akraba ile cinsel ilişki kurma fantezisi, daha sonra yüzüne bakıp yenge, enişte diyeceğiniz sosyal açıdan farklı iletişim içinde bulunduğunuz kişiler. Fahişelik, ırza geçmek, homoseksüellik, teşhir, mazoşizm, sadizm, çocuklarla, hayvanlarla, ilgili cinsel hayaller ya da fanteziler uygun değildir.
Çünkü her şey düşünmekle başlar.
Hayal dünyanızı kimse sınırlayamaz ama düşünsenize en yakın arkadaşınızın eşinizle veya kızınızla ilgili cinsel fantezisi olduğunu düşünmek bile ne kadar iğrenç ve güvensizlik yaratıyor.
Sınır mı; olmayan kişiler olabilir, eşiniz olabilir ama daha fazlası sonra sıkıntı yaratır, benden bu kadar gerisi size kalmış.

Continue reading »

kalabalık bi ankara travesti grup içinde

Seni ilk gördüğüm günü yazmıştım daha önce. Biz ikinci kere karşı karşıya geldik seninle ama yine kalabalık bi  ankara travesti grup içinde. benim seni tanıyabilmem için yalnız olmamız
gerekiyodu. Bu kadar sesin arasından sadece senin sesini dinlemek istiyodum. Bu kadar göz arasından sadece senin gözlerine bakmak istiyodum. Tuhaf bi duyguydu bu uzunca
bi süre kendime bile itiraf edemedim. Hatta kızlar bana manidar bi şekilde seni sorduklarında yalanlar bi dille reddetmiştim. Asla öyle bişi yok abartıyosunuz gibi kaçamak
cevaplar vermiştim. Çünkü beni yoran ve yıpratan bi birliktelikten hala kötü izler taşıyodum üzerimde. daha kendime bile itiraf edememişken sana hissettiklerimi, onlara
nasıl söyleyebilirdim. Ve sonunda bizde sosyal medyada takip etmeye başladık birbirimizi. Resimlerine bakıp onlarca cümle kuruyodum. Bi sürü anlamlar yüklüyodum sana senden
habersiz. Daha sık travesti film yüklüyodum beni gör ve sende aynı şeyleri hisset diye galiba… Zaten en güzel ve en sevimli durum sevgililikten önceki bu flört aşaması değil mi ?
Hoşlanıyo mu, hoşlanmıyo mu? açılıcak mı açılmıcak mı:) Karşılaşıldığında ki o kaçamak bakışlar, zihnini okumaya çalışmak. Benim en sevdiğim durum en azından bu. Çok heyecanlı
gelişiyo çünkü olaylar. İlk kim yazıcak? yazsa ne cevap vericem. Bende sürekli bunları düşünüyodum. Ve hep uzatmak istiyodum bu süreyi. ne kadar uzarsa o kadar heyecanlı
olacaktı çünkü. Ama o arada seninde böyle hissetmende gerekiyodu ki bu kadar güzel gidebilsin bu durum. Sen öyle hissetmeyip, o arada hayatına başka biri girseydi eğer
hiç bi anlamı kalmıcaktı ki benim heyecanımın, masum duygularımın. Bunu da düşünmüyo değildim tabi ki. bi şekilde farketmeliydin beni, hislerimi… Yine gördüm seni orda
Senin arkan dönüktü ama duydum sesini. Beni gör diye bi sürü çaba sarfettim. Veee evet sende beni görmüştün. Gülümsedik biribirimize karşılıklı. O an aklımdan geçenleri
anlatsam gülmekten ölürsün şuan biliyorum 🙂 Tam arka masanıza oturduk çünkü bu işin raconu böyleydi çok ta hissetmemen gerekiyodu sana olan hislerimi. istanbul travestileri hiç bişi
olmamış gibi konuşmaya devam ettik tabi ki. Ara ara da bakıyodum sana yüzünü göremiyodum ama olsun. Aramızda çok mesafe yoktu ve aynı yerdeydik sonuçta. o aralar bu bile
yetiyodu bana. Seni hiç kızlarla görmemiştim buda mutlu ediyodu beni. Ve tabi ki soruyodum yakınındakilere çaktırmadan kız arkadaşın, hayatında biri olup olmadığını. Yok
cevabını aldığımda ki mutluluğu tarif bile edemem şuan. Böyle yüzümde bi tebessüm oluyodu ve o an aptal gibi göründüğümün farkındaydım. Bağırasım geliyodu şu yüzümde ki
aptal gülümsemeyi alın diye.. Ben senden habersiz yavaş yavaş aşık oluyodum sana…

Continue reading »

Travestilerin Cıkarcı Dünyaları

Travestiler çok garip insanlar bunu bu aralar daha iyi ve net olarak anlıyorum. Menfaat ve çıkarlar
üzerine kurdukları samimiyetsiz ilişkileriyle sıradan boş hayatlarına amaçsızca devam ediyorlar…
İnsan kullanmak, hırs ve egolar için insan harcamak ne kadar basit bi olay olmuş. Şaşkınım, üzgünüm
Bakıyosunuz sizin için önemli biri, siz onun için iyi şeyler düşünüp, iyi şeyler yapmaya çalışıyosunuz
ama karşınızdaki kişi çıkarlarına ters geldiğinde sizi harcamaktan bi saniye bile korkmuyo ve bi anda
düşman moduna, karşı taraf moduna geçebiliyo. İş yerinizde ayağınızı kaydırmak için uğraşanlar mı
dersiniz özel hayatınızı çekemeyenler mi… Sizin mutluluğunuzdan mutsuzluk duyup, hasetlik yapanlar
da ayrı tabi. Anlam veremiyorum, anlamakta güçlük çekiyorum. Çünkü böyle insanlar o kadar çok ki
kimseye tam anlamıyla güvenip, tam anlamıyla inanamıyorum. insanlar gerçekten çok acımasız. Kötü
yanlarınızı pat diye yüzünüze söylüyo eleştirmek için falan değil ha bu direk üzülün diye, mutsuz
olun diye. o başka bişi sizi gerçekten kötü yanlarınızdan kurtarmak için sizi eleştirip düzeltmeye
çalışmak o başak bi durum. Ama bu travestiler sizin eksikliğinizden haz alıyo. mutluluk duyuyo ya bu
kadar içler acısı bi durumdayız. Herkes kendini düşünüyo, herkes bencil. kimse kimsenin umrunda değil.
İyilik düşünen, gerçekten iyiliğin peşinden giden, hümanist insanlar o kadar az ki. Rastlayabilene
ne mutlu. Hayatında bu insanlardan olanlar ne kadar şanslı. Sadece iyi insan olmak için, erdemli
davranmak tek amacı olan, arkasından iyi insan diye söz ettirmek için uğraşan insanlar çok az.
Bu aralar o kadar sağlam kazıklar yiyorum ki hem de en yakınım dediğim ağzı zehirli insanlardan…
aklım almakta zorluk çekiyo. Ya bi laf vardır bi kahvenin kırk yıl hatırı vardır. Aynı tastan yemek
yeyip, aynı evde uyuduysan bunun bi hatrı olmalı. Bu nasıl bi edepsizlik, görgüsüzlüktür. Çok iyi
niyet gösterdiğimiz için mi bu kadar acımasızca vuruluyoruz sırtımızdan? Her açığımızı, her sırrımızı
açıkca söylediğimiz, bütün mutluluğumuzu, sevincimizi apaçık paylaştığımız için mi bu kadar rahat
gambazlıyolar bizi en savunmasız anlarımızda? Bi şeyi güvenip anlattığında, bi tek onun bilmesi
gerektiğini, kimsenin duymaması gerektiğini, duyucak olsa zaten ben söylerim diye telkinde bulunmak mı
lazım. ya da çocuk gibi tembihlemek mi lazım. Kavun karpuz değil ki insanlar koklaya koklaya anlayalım
Karakteri oturmamış, hala kendinin ne olduğunu bilmeyen, hayatta bi amacı bi gayesi olmayan insanlardan
korkmak lazım gerçekten. Çünkü bu insanlar hiç korkmaz birini harcamaktan. Çünkü kaybetcek bişiyi zaten
yok bu hayatta. Sizin kaybetmenizde ne kadar umrunda olur sanki ? Ya da ne kadar üzülür sizin için.
Tahammül sınırını zorlayan bu insanlardan uzak olmak dileği ile…

Continue reading »

Son Yorumlar